
Evi Olanlar Lojmanlarda Oturmamalıdır Kamu Vicdanını Zedeleyen Uygulamaya Son Verilmeli 2026 yılı başında açıklanan rakamlara göre lüks kamu lojmanlarında oturmanın aylık bedeli 1.761 TL olarak belirlenmiştir. Bugün birçok kamu çalışanı, lojman imkânından yararlanamadığı için yal
Evi Olanlar Lojmanlarda Oturmamalıdır
Kamu Vicdanını Zedeleyen Uygulamaya Son Verilmeli
2026 yılı başında açıklanan rakamlara göre lüks kamu lojmanlarında oturmanın aylık bedeli 1.761 TL olarak belirlenmiştir. Bugün birçok kamu çalışanı, lojman imkânından yararlanamadığı için yalnızca bina aidatı olarak bile bu tutarın üzerinde ödeme yapmaktadır. Yüksek kira bedelleri altında ezilen memurların yaşadığı ekonomik sıkıntılar ortadayken, kira yardımı gibi destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi artık bir zorunluluk haline gelmiştir.
Ancak bundan daha önemli ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu vardır. Aynı il sınırları içerisinde kendisine ait evi bulunmasına rağmen kamu lojmanlarında oturmaya devam eden bürokratların varlığı kabul edilemez bir durumdur.
Dar gelirli memurlar yüksek kira bedelleri nedeniyle geçim mücadelesi verirken, maddi imkânları oldukça iyi olan bazı bürokratların lüks kamu lojmanlarında 1.761 TL gibi sembolik bir bedelle oturmaya devam etmesi kamu vicdanını derinden yaralamaktadır. Bu uygulama hukuken mümkün olsa bile hakkaniyet ve adalet duygusuyla bağdaşmamaktadır.
Her ne kadar geçmiş yıllarda kamu konutlarının önemli bir bölümü satılmış olsa da halen çok sayıda kamu lojmanı kullanılmaktadır. Mevcut Kamu Konutları Yönetmeliği’nde özel tahsisli ve görev tahsisli konutlarda oturabilmek için, personelin görev yaptığı il sınırları içinde kendisine ait konutunun bulunması herhangi bir engel oluşturmamaktadır. Bu düzenleme, lojmanların gerçek ihtiyaç sahipleri yerine zaten konut sahibi olan kişiler tarafından kullanılmasına yol açarak ciddi bir haksızlık doğurmaktadır.
Sendika olarak, kamu kaynaklarının adil ve hakkaniyetli kullanılabilmesi için bu uygulamanın gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Aynı il sınırları içerisinde kendisine ait evi bulunan kişilerin kamu lojmanlarından yararlanmasının önüne geçilecek yasal düzenlemelerin yapılması, hem sosyal adaletin sağlanmasına hem de kamu vicdanının rahatlatılmasına önemli katkı sağlayacaktır.
Hukuken mümkün olan her uygulama, her zaman etik ve adil değildir. Bu nedenle kamu lojmanlarının gerçek ihtiyaç sahiplerine tahsis edilmesini sağlayacak düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerekmektedir.



